Kuaförlerin tepkisi büyüyor

Ankara Kuaförler Güzellik Salonları Manikürcüler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Köksal Özcan, kuaför salonlarından müzik yayını lisans ücreti talep eden Müzik Sektöründe Eser Sahipleri Federasyonu’na (MSF) sert tepki gösterdi. Özcan, salonlarda herhangi bir ticari müzik yayını yapılmadığını vurgulayarak, “Biz televizyon izliyoruz, hoparlör sistemi kurup müzik yayını yapmıyoruz. Bu uygulama açıkça esnafa zulümdür” dedi.
“HER ESNAFA AYNI DAYATMA YAPILMIŞ”Özcan, MSF’nin Ankara’nın Balgat, Keçiören gibi farklı ilçelerdeki kuaför salonlarına gönderdiği belgelerde yıllık 6 bin ile 16 bin TL arasında değişen ücretlerin talep edildiğini söyledi. MSF’nin kuaför salonlarını bir eğlence mekanı gibi değerlendirerek müzik lisansı almaya zorladığını belirten Özcan, “Kuaförlerde ortamı yumuşatmak için televizyon açıktır. Bazen bir haber kanalı, bazen müzik çalan bir açık kanal izleniyor. Bu, yayın lisansı gerektiren bir durum değil. Biz zaten bireysel yayın izliyoruz” ifadelerini kullandı.
“ESNAF KENDİNİ SAVUNAMAYACAK DURUMDA”Başkan Özcan, MSF tarafından gönderilen evrakların dili ve şeklinin de birçok üyeyi endişeye sevk ettiğini belirterek, “Küçük esnaf zaten ekonomik olarak kırılgan. Kirası, faturası, eleman gideri derken ayakta durmaya çalışıyor. Üstüne bu tür ücret talepleri geldiğinde işin içinden çıkamıyor” diye konuştu.
“BİLGİLENDİRME YAPILMADAN EVRAK GÖNDERİLDİ”Oda olarak bu konuda hiçbir resmi yazı ya da bilgilendirme almadıklarını da vurgulayan Özcan, MSF’nin süreci şeffaf ve adil yürütmediğini savundu: “Eğer ortada gerçekten kanunen zorunlu bir durum varsa dahi, bunun yolu budur denmez. Önce ilgili odalarla, esnaf temsilcileriyle oturulur konuşulur. Burada ise üyelerimize doğrudan imzalanmak üzere belgeler gönderiliyor. Bu, hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmaz.”
“YAPILAN İŞİN TİCARİ BİR KARŞILIĞI YOK”Salonlarda çalınan müziğin herhangi bir ücretli platformdan, ücretli bir cihazdan ya da müzik sisteminden verilmediğini vurgulayan Özcan, “Kullanılan cihaz televizyon, kanal da kamuya açık. Yani bu, kamusal alanda müzik yayını yapmak değil. Bu durumda hangi hakkın karşılığı isteniyor? Ortada telif oluşturacak bir gelir yok. Zaten salonlarda müşteriyle birebir ilgileniyoruz. Kimse konser dinlemeye gelmiyor” dedi.
“YETKİLİLER HAREKETE GEÇMELİ”Özcan, özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve davet ederek şu çağrıyı yaptı:
“Bu uygulama sadece kuaförleri değil, küçük ölçekli tüm işletmeleri ilgilendiriyor. Bugün kuaföre gelen bu talep, yarın berbere, sonra bakkala gidebilir. Bu durum keyfi uygulamaların önünü açar. Biz müzik yayını yapmıyoruz, televizyon izliyoruz. Bu farkın bilinmesi lazım. Yetkililerden, bu konuda düzenleyici ve koruyucu bir adım atmalarını talep ediyoruz.”
ESNAF: “YAZI GELMEDİ AMA ODADAN ARADILAR”Uygulamanın sahadaki yansıması da net şekilde hissedilmeye başlandı. 40 yıldır Ankara’da berberlik yapan Yüksel Güleçyüz isimli esnaf, henüz kendisine herhangi bir resmi yazı ulaşmadığını ancak durumdan esnaf odası aracılığıyla haberdar olduğunu söyledi.
“Açıkçası bana bir yazı gelmedi. Ama geçen hafta odadan aradılar, ‘böyle bir durum var, haberiniz olsun’ dediler. Televizyon açık diye lisans mı alınırmış dedim. Hala tam anlayabilmiş değilim” diyen Güleçyüz, dükkanında özel müzik yayını yapmadığını, sadece televizyon açık olduğunu söyledi.
Güleçyüz, “Sabah televizyonu açıyoruz müzik kanalı denk gelirse o çalıyor. O da fonda çalıyor. Kimse burada konser dinlemiyor. Bu lisans işi bize ağır gelir” ifadelerini kullandı.
“BU YÜKÜN ALTINDAN KALKAMAYIZ”Lisans ücretlerinin yüksekliğine de dikkat çeken Güleçyüz, “6 bin lira diyorlar, kimisi 10 bin olmuş. O para benim ay boyunca malzeme param. Elektrik, kira derken ay zor kapanıyor. Bir de bunun gibi şeyler çıkınca iyice sıkışıyoruz” sözleriyle yaşanan belirsizliğe tepki gösterdi.